|
|
|
|
|
|
KISSALAR VE
İBRETLERİ
Lut aleyhisselam’ın kavmiyle
mücadelesi Ankebut suresinin 28-35. ayetleri arasında anlatılır.
Lut kavmi cinsi bir sapıklık
olan, şimdilerde eşcinsellik ve homoseksüellik diye tabirler kullanarak
insanların gözünde hafifletmeye çalıştıkları erkek erkeğe ilişki gibi ağır
bir cürüm işliyorlardı.
Kur’an-ı Kerim
bu cürmü “Daha önce dünyada kimsenin yapmadığı iğrençlik” olarak tasvir
eder. Hz.Lut, kavminden yaptıkları bu iğrenç işi terk etmelerini isteyince
onlar da, “Eğer senin dediğin doğru ise, biz yanlış yolda isek, haydi
başımıza bela gelsin” diye karşılık verdiler. Bunun üzerine de Hz. Lut
Allah’a dua etti ve Lut kavmine bela geldi. Belayı getiren melekler önce
Hz. İbrahim’e uğradılar. Hz. İbrahim meleklere mani olmak istediyse de
melekler artık hükmün verilmiş olduğunu, Lut kavminden sadece Hz. Lut ve
ailesinin (karısı hariç) kurtulacağını ifade ederler.
Sodom ve
Gomore olarak tarihin kaydettiği Lut kavmi, iman etmeyen Hz. Lut’un hanımı
ile beraber helak olur.
İBRETLER
1. Erkek
erkeğe ilişki çok ağır bir cürümdür. Hiçbir şekilde hafifletilemez.
Fıtrata tamamen aykırıdır. Hiçbir yorum bu fiili meşru gösteremez.
2. Allahu
Teala sevdiği bir kulunun duası ile bir kavmi helak eder. Allah indinde
salih bir kul, kafir, fasık bütün bir kavimden değerlidir.
3. Lut
kavminin fiili şu anda yaygın şekilde işlendiği halde toplu bir helak
olmuyorsa bu, Efendimiz’in hürmetinedir.
4. Bir
Peygambere akrabalık, o kişi mü’min olmadıkça bir değer ifade etmez.
Ayrıca iman bir nasip ve bir kalp işidir. Peygamber hanımı da olsa bir
kişi kafir olarak kalıp kafir olarak ölebilir.
5. Bela hükmü
kesinleştikten sonra salihlerin duası da belayı defedemez. Bela hükmü
kesinleşmeden dua ve sadakalarla belayı uzaklaştırmak gerekir.
•••
Bakara
suresinin 67 ile 74. ayetleri arasında, sureye de adını veren Beni
İsrail’e Hz. Musa tarafından bir sığır kesme emrinin verilmesi anlatılır.
Sığırı kesme emrinin Beni İsrail’den bir kişinin öldürülmesi üzerine
verildiği rivayet edilir. Hz. Musa kavmine, “Allahu Teala bir sığır kurban
etmenizi emrediyor!”deyince Beni İsrail (yahudiler) hemen emri yerine
getireceklerine ayrıntı istiyorlar ve her ayrıntı istediklerinde emir
biraz daha zorlaştırılıyor, sonunda emri yapıyorlar ama rivayetlere göre
çevrelerinde tarife uyan sadece bir tane inek bulabiliyorlar.
İBRETLER
1. Allahu
Teala’nın emirlerine hemen ve sorgusuz teslim olmak gerekir. Dinin umumi
emirlerinde ince ince ayrıntıya inmeye çalışmak dini zorlaştırmayı
beraberinde getirir. Din, şeriat kolaydır. Her insanın yapacağı hükümleri
ihtiva eder. İyi niyetle de olsa dini zorlaştırmaya çalışılmamalıdır.
“İslam, kıldan
incedir, onu yaşamak zordur.” gibi ifadeler yanlıştır. İslam dinini
giriftleştirmeye kimsenin hakkı yoktur.. Allah’u Teala kulları hakkında
kolaylık dilemiştir.
2. Beni İsrail
(yahudiler) inatçı ve muteriz bir kavimdir.
3. Sığır Mısırlıların
(firavunların) kutsal saydığı bir hayvandır. Beni İsrail arasında da
neredeyse sığırın kutsallığına dair bir düşünce oluşmuştu. Hatta Samiri de
bunu kullanarak altından buzağı yapıp kavminin tapmasını istemişti. İşte
Hz. Musa bu emirle bu düşünceyi de kökten yok ediyordu. Her birimiz de
içimize sinmiş olabilecek gayri İslamî tesirleri tesbit edip onlardan
kurtulmalıyız.
4. Allahu
Teala 74. ayette emirlerine ittiba etmeyen, yüz çeviren kimselerin kalbini
kayadan daha katı olarak tasvir ediyor. Demek ki asıl kalp yumuşaklığı
İslam’ı yaşamak ile mümkündür.
•••
Enam suresinin
74 ile 83. ayetleri arasında Hz. İbrahim’in çeşitli temsillerle kavmine,
tevhidi ve şirkin batıllığını nasıl anlattığı hikaye edilir.
Hz. İbrahim
önce babasına sonra da kavmine neye taptıklarını sormuş ve ardından
kavminin kutsal saydığı, yıldız, ay ve güneşin ilah olamayacağı, hepsinin
de geçici olduğunu delilleriyle anlatmıştır.
Bazıları Hz.
İbrahim’in yıldız, ay ve güneş için “İşte benim Rabbim bu.” ifadesini
gerçek manaya anlamıştır ki büyük bir hatadır. Peygamberler
peygamberlikten önce de sonra da şirkten uzak kalmışlardır.
İBRETLER
1. Allah’a ve
birliğine ya da çeşitli sıfatlarına inanmayanları mantıkî delillerle
İslam’a davet etmek Kur’anî bir metottur. Ama sağlam bir mantık kurgusu ve
sağlam deliller olmalıdır.
2. Tebliğe önce yakınlardan
başlanır. Hz. İbrahim en yakınından, babasından başlamıştır.
3. Mü’min hiçbir müşrik ve
kâfirden korkmamalıdır. İslam’ı tebliğden de hiçbir zaman çekinmemelidir.
4. İnsanların
güç vehmettikleri, ilah yerine koydukları hiçbir mahluk, düşünce, ideoloji
müslümanı korkutamaz, yıldıramaz.
5. İman
emniyet, şirk korku getirir.
•••
Hz. İbrahim kavminin taptığı
putları devirmesi ve yine çeşitli delillerle putları terketmeleri
gerektiğini kavmine anlatması Enbiya suresinin 51 ile 71. ayetleri
arasında anlatılır.
Hz. İbrahim babasına ve
kavmine, niçin kendilerine fayda ve zarar vermekten aciz nesnelere
taptıklarını sorar. Onlar da, atalarının da bu nesnelere (putlara)
taptıklarını, kendilerinin de bunu devam ettirdiklerini söylerler. Hz.
İbrahim hem kendilerinin hem de atalarının sapıklık içinde olduğunu ifade
edince, kavmi Hz. İbrahim’in karşı çıkışına inanamaz ve Hz. İbrahim’e şaka
ediyorsun herhalde derler. Hz. İbrahim de bunları şaka kasdıyla değil,
ciddiyetle söylediğini ve herşeyi yaratan, yaşatan, nizam verenin Allah
olduğunu ifade eder. Ardından insanların bayram münasebetiyle puthaneyi
terkettiği bir günde bir balta alarak puthanedeki en büyük put hariç
hepsini kırar ve baltayı da getirir, en büyük putun boynuna asar. Kavmi
puthaneye gelip de putların kırıldığını görünce çılgına dönerler ve bu işi
kimin yaptığını soruştururlar. Bir kısmı, daima putlar aleyhine konuşan
İbrahim adında bir genç vardı o yapmıştır, derler. Hemen Hz. İbrahim
getirilir ve bu işi kendisinin yapıp yapmadığı sorulur. Hz. İbrahim de
boynunda put asılı heykeli göstererek, bakın en büyükleri olan bu put
belki diğerlerini kızmış yapmıştır. Hem balta da onun boynunda, der. Kavmi
Hz. İbrahim’e, biliyorsun bu heykeller hiçbir şey yapamaz, deyince zaten
bu cümleyi bekleyen Hz. İbrahim kendilerine hiçbir faydaları olmayan bu
putları terkedip tevhide gelmeleri, sadece Allah’a inanıp O’na ibadet
etmelerini söyler. Hz. İbrahim’e delil getiremeyen kavmi, onu yakmakla,
başına büyük belalar getirmekle tehdit ederler ama Allahu Teala
peygamberini kavminin şerrinden muhafaza eder.
İBRETLER
1. Vahiyden,
hak dinden uzaklaşan insanlar bir sürü şeyi kutsallaştırabilirler ve bunda
da en büyük delilleri, atalarının veya başkalarının aynı işi yaptığıdır..
2. Ataların
her yaptığı doğru değildir. Herşeyin ölçüsü İslam’dır.
3. İnsanları
bazen çok sarsıcı şekilde İslam’a davet etmek gerekebilir. Böyle
durumlarda çekinmemek gerekir.
4. Tebliğ, İslam daveti zamana
ve zemine göre değişiklik arzeder. İnsanların batıl inançlarına, ilah
edindikleri şeylere sövmemek gerekir ama onların batıllığı da
söylenmelidir. Gerekirse o putlar yerden yere vurulmalıdır.
5. Allah’tan
başkasını ilah edinenler aslında ilah edindikleri şeylerin hiçbir şey
yapamayacağını bilirler. Ama çeşitli sebeplerle o inanç işlerine gelir ve
inancı terketmek istemezler.
6. Delil
getiremeyen, insanları ikna edemeyen her gücün, iktidarın yapacağı iş
zorbalıktır, tehdittir. Kendilerince insanları cezalandırmakla tehdit
ederler.
7. Allahu Teala kendi yolunda
çalışanları belalardan muhafaza eder. O dilemedikçe bir şey olmayacağı
için, yakma hassası olan ateş bile O isterse yakmaz. İnsana ızdırap
vereceği düşünülen işkence, hapis veya türlü belalar, O’nun lütfuyla
huzura dönüşür.
Acizane bu kıssalardan bizim çıkarabildiğimiz ibretler bunlardır. Okuyucularımız belki çok daha farklı ve güzel tesbitlerde bulunacaklar, ibretler çıkaracaklardır. En doğrusunu bilen Allah’tır.
|
|
|
Copyright ©2007 GulDemeti.COM |