|
|
|
|
|
|
Efendimiz’in (sas) mübarek hanımları mü’minlerin anneleridir Hazırlayan: SÜMEYYE GÜRGEN
Ayet-i kerime ve hadis-i şerifler bunu teyit ederek onların ne kadar kıymetli olduğunu ispatlamıştır. Cenab-ı Hak, ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: “..Peygamberlerin zevcelerine gelince, onlar da müminlerin analarıdırlar”. (Ahzab, 6) Bir başka ayette ise Allah (cc) peygamber hanımlarının diğer hanımlardan daha üstün ve takva sahibi olduğunu ve onlara mükafat ve ecrin iki kat verileceğini anlatmış ve Efendimiz’den sonra müminlerin anneleriyle nikahlanmayı yasaklamıştır: “Ey peygamber hanımları! İçinizden kim çirkinliği aşikâr bir günah işlerse, onun cezası iki kat olur. Bu Allah’a göre kolaydır. Ama kim Allah’a ve Resulü’ne itaat eder, güzel ve makbul işlerde devam ederse ona da mükafatını iki misli verir ve ona cennette kıymetli bir nasip hazırlarız.” (Ahzab, 30-31) “... Allah’ın Resulü’ne eziyet etmeniz ve kendisinin vefatından sonra onun eşlerini nikahlamanız asla helal değildir. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.” (Ahzab, 53) Efendimiz’in örnek aile reisliği Efendimiz (sas) İslamî davada mükemmel bir tebliğci olduğu gibi aileleri arasında da ümmetlerine güzel örnek olma keyfiyetine sahipti. Hanımlarını çok sever, onlarla oturur konuşur, hatta bir arkadaş gibi bazı meselelerin mülahazasını yaparak onlarla istişare eder, fikir ve önerilerine değer verirdi. Nitekim Hudeybiye Anlaşması’ndaki sıkıcı vukuatlar müminlere çok ağır gelmişti. Allah Resulü kendisiyle umreye niyet edenlere, kurbanlarını kesmelerini ve ihramdan çıkmalarını emretmişti. Fakat sahabe, “acaba verilen kararda değişiklik olur mu?” düşüncesiyle, meseleyi biraz ağırdan almıştı. Allah Resulü emrini bir kere daha tekrarladı. Lakin sahabedeki ümitli bekleyiş değişmedi. Hal böyle olunca Resulullah (sas) durumu hanımı Ümmü Seleme validemizle istişare etti. Bu akıllı ve fetanetli kadın istişarenin hakkını verdi. Allah Resulü bu istişare ile bize, sosyal bir ders veriyordu. Efendimiz’in hanımlarına verdiği değer Yüce Peygamber (sas) her haliyle bize örnek olmuştur. Zaman zaman hanımlarıyla şakalaşır, oyun oynar ve onlarla koşu yapardı. Bazen de ev ihtiyaçlarında yardımcı olur, söküklerini dahi kendisi diker, onları hoşnut etmeye çalışırdı. Ayrıca tüm mümin hanımların ne kadar değerli olduğunu da hadis-i şerifte şöyle zikretmiştir: “Dünya bir meta’dır. Dünya metaının en hayırlısı saliha kadındır.” (Müslim, Rada 64) Resulullah (sas) zevcelerine yaptığı ziyaretleri sıraya koymuştu. Hanımlar arasında adaleti sağlar ve nöbetleşe her gün birinde kalırdı. Bazı rivayetler, her gün ikindi namazından sonra Resulullah’ın hanımlarını sırasıyla kısa fasılalarla ziyaret edip bir müddet sohbet ettiğini gösterir. (Kütüb-i Sitte. İbrahim Canan, cilt 16. s. 68) Nezaket ve anlayışı Âlemlere rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamber, ashabına karşı nazik olduğu gibi ailesine de son derece kibar ve anlayışlıydı. Onlarla kaynaşır, bütünleşir ve içli dışlı olur ve hep lütufkâr davranırdı. Nurlu sözleriyle de hep bu şekilde davranmaya teşvik ediyordu. Bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Müminlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlâkı en güzel olanıdır. Ahlâkı en güzel olanınız da, kadınlarına en güzel davrananızdır..” (Tirmizi, Radâ, 11) Çok evliliğinin hikmetleri Batılıların Efendimiz’in çok hanımla evliliğiyle ilgili sözleri iftiralardan öteye gitmez. Kalbinde imanın nuru olmayan insanların sözleri bizi bağlamaz. Efendimiz’in (sas) birçok hanımla evlenmesinin çok hikmetleri vardır. Efendimiz her evliliğini Rabb’inden izin alarak yapmıştır. Düşünen mü’minler bundaki hikmetleri arayıp bulabilir. Taaddüd-ü zevcat denilen çok evliliğin siyasi, toplumsal ve terbiyeye dönük yönleri vardır. Çeşitli kabile ve kökenden hanım sahabiyeler çekinip de Resulullah’a soramadıkları şer’i hükümleri rahatlıkla müminlerin annelerine sorarak öğrenebiliyordu. Onların evleri ayrı ayrı okul hüviyetine bürünmüştü. Efendimiz’in çok evliliğinin bir başka hikmeti ise Araplar arasındaki bâtıl âdetleri kaldırmaktı. Bunu da bizzat kendisi göstermiş ve evlatlığı Hz. Zeyd’in boşadığı Hz. Zeyneb’i (r.anha) Allah’ın ikazı/emriyle nikahlayarak bu âdeti ortadan kaldırmıştı. İnançsızlık üzerinde kökleşmiş kabileleri İslam davasına davet etmek, kalplerini iman nuruna ısındırmak da çok zordu. Efendimiz’in (sas) azılı düşmanı Beni Mustalık kabilesinin reisi olan Haris, esir düşmüştü. Esirler arasında kızı Cüveyriye de vardı. O düşmanlığı söndürmek için Hz. Cüveyriye’ye evlilik teklif ederek onun öncülüğünde kabileleri İslam’a ısındırmayı düşünüyordu ve öyle de oldu.
|
|
|
Copyright ©2007 GulDemeti.COM |